Ayrılma anksiyetesi, seneler boyunca çocukluk dönemine ait bir bozukluk olduğu düşüncesiyle
değerlendirilmiştir (Yıldırım, 2019). Yetişkin ayrılma anksiyetesi belirtileri 2013 yılında
yayınlanan DSM 5’te “18 yaşından önce başlaması” koşulunun kaldırılması ile birlikte tanısal
sınıflandırma sistemi olan DSM’de yerini almıştır (Bayhan, 2019). Temelinde ayrılma
anksiyetesi, bireyin anne figüründen ya da temel bağlanma noktasından ayrılma durumunda
veya böyle bir ayrılma beklentisi içinde endişe duymasıdır. Bu tür endişeler, bağlanma
teorisinin temellerine dayanır ve gelişim sürecinin doğal bir parçasıdır. Çocukluk döneminde,
anne figüründen ayrılma düşüncesi, sağlıklı bilişsel gelişim için normal bir tepkidir. Ayrılma
kaygısı, bir çocuğun olgunlaşmasıyla birlikte sağlıklı gelişimi işaret eder ve genellikle bir
davranış sorunu olarak algılanmamalıdır. Ancak, ayrılık anksiyetesi uzun sürer ve işlevselliği
bozarsa, ruhsal bir bozukluğa dönüşebilir.

Ayrılma anksiyetesi bozukluğu için DSM -5-TR tanı ölçütleri (İlhan, 2018);
Aşağıdakilerden üçünün (ya da daha fazlasının) olması ile belirli, kişinin evden ya da
bağlandığı insanlardan ayrılmasıyla ilgili, gelişimsel olarak uygunsuz ve aşırı anksiyetenin
olması;
- Evden ya da bağlandığı başlıca kişilerden ayrıldığında ya da böyle bir ayrılma
beklendiğinde yineleyici biçimde aşırı sıkıntı duyma - Bağlandığı başlıca kişileri yitireceğine ya da onların başına bir iş geleceğine ilişkin sürekli
ve aşırı bir kaygı duyma - Kötü bir olayın, bağlandığı başlıca kişilerden ayrılmasına yol açacağına ilişkin sürekli ve
aşırı bir kaygı duyma - Ayrılma korkusundan ötürü, sürekli olarak, okula ya da başka bir yere gitmek istememe ya
da gitmeyi reddetme - Tek başına kalma, evde bağlandığı kişiler olmaksızın kalma ya da kendi için önemli
yetişkin insanlar olmadan diğer ortamlarda bulunma konusunda isteksizlik gösterme ya da bu
konuda sürekli ve aşırı bir korku duyma - Bağlandığı başlıca kişilerin yakınında olmadan ya da evin dışında uyuma konusunda
sürekli bir isteksizlik gösterme ya da buna karşı direnme - Ayrılma konusunda sürekli kâbuslar görme
- Bağlandığı başlıca kişilerden ayrıldığında ya da böyle bir ayrılık söz konusu olduğunda
tekrarlayan fiziksel belirtiler gösterme (baş ağrıları, karın ağrıları, bulantı ya da kusma gibi)
B. Bu endişe, tasa ya da kaçınma daimi bir hal alarak çocuklar ve ergenlerde en az dört hafta,
yetişkinlerde ise en az altı ay süre devam eder.
C. Klinik bulgular eşliğinde bir rahatsızlığa ya da okul, iş, sosyal ve toplumsal alanlarda
işlevsel azalmaya, başarısızlığa sebep olur (İlhan, 2018).
D. Bu bozukluk, otizmde görülebilen evden uzaklaşmaya karşı direnme, psikoz ilişkili
bozukluklarda ayrılık ile ilgili varsayımlar, agorafobide güven duyulan biri olmadan evden
çıkmaya direnme, yaygın kaygı bozukluğu kapsamında değer verilen diğer bireylere kötü bir
olay (hastalık gibi) gelmesinden endişelenme ya da hastalık kaygısı bozukluğunda sürekli
hasta olma ile ilgili endişe duyma gibi diğer ruhsal bozukluklar ile daha iyi açıklanamaz
(İlhan, 2018).
Belirli bir klinikte değerlendirilen kişilerin %23’ü anksiyete bozukluğu tanısı alırken, bu
kişilerin %17’sinde ayrılma anksiyetesi tanısı ek olarak konmuştur. Ayrıca, başka bir
çalışmada, yetişkin ayrılık anksiyetesi tanısı konmuş kişilerin %17’sinde de bağımlı kişilik
bozukluğu saptanmıştır (Yıldırım, 2019). Çocukluk döneminde ayrılma anksiyete bozukluğu
kızlarda daha yaygındır (olasılık oranı [OO] = 2.2), ancak yetişkin ayrılma anksiyete
bozukluğunda cinsiyet farkları daha az belirgindir ve erkeklerin ilk belirti ortaya çıkışını
bildirme olasılığı daha yüksektir (Bögels et. al, 2013). YAAB, çocukluk dönemindeki ayrılık
anksiyetesi bozukluğuna benzer belirtiler gösteren ve yaşamın ilerleyen dönemlerinde ortaya
çıkabilen bir anksiyete bozukluğu olarak öne sürülmektedir. Bu bozukluktan etkilenen
yetişkinler, bağlanma figürlerinin başına gelebilecek kötü olaylardan yoğun şekilde korkarlar
ve bu kişilerle yakın temaslarını sıkı bir şekilde korumaya çalışırlar. Gerçek bir ayrılma
olayıyla karşılaştıklarında veya ayrılma endişesi yaşadıklarında, panik atak geçirme riski
altında olabilirler.
Davranış-genetik araştırmaları, özellikle erkeklerde güçlü olan belirli çevresel risk
faktörlerini Çocukluk Ayrılma Anksiyete Bozukluğu (ÇAAB) üzerinde göstermektedir.
Ancak, bu tür araştırmaların Yetişkin Ayrılma Anksiyete Bozukluğu (YAAB) için
yapılmadığı bilinmektedir. Bununla birlikte, YAAB’ın komorbiditesi üzerine yapılan
çalışmalar, bu durum için potansiyel çevresel risk faktörleri hakkında bazı ipuçları
sağlamaktadır. YAAB ile Post Travmatik Stres Bozukluğu (PTSB) arasındaki önemli
örtüşme, travma ve kişisel güvenlik endişesinin YAAB için bir risk faktörü olabileceğini
düşündürmektedir (Bögels et. al., 2013). YAAB ile komplike yas arasındaki güçlü ilişki,
sevdiklerin ölümü, boşanma veya bakıcı değişikliği gibi durumların başka bir risk faktörü
olabileceğini göstermektedir. Ayrıca, ÇAAB ile komplike yas arasındaki ilişkiye aracılık
ettiği belirtilen gen-çevre etkileşimi de önemlidir. Ebeveyn ölümü ve boşanmanın, panik
bozukluğu ile agorafobi arasında da ilişkilendirildiği gözlemlenmiştir.
AYRILMA ANKSİYETESİ BELİRTİ ENVANTERİ (Diriöz et. al., 2011)
Aşağıdaki cümleler çocukluğunuzda (18 yaş altında) yaşayabileceğiniz bazı korkulara
ilişkindir; lütfen hatırlamaya çalışarak, “tüm soruları” yanıtlayınız. Ben 18 yaşından
küçükken…
1- Okula gitmek istemezdim.
2- Evde olmadığım zaman ebeveynlerimden birinin başına kötü bir şey gelebileceğinden
korkardım.
3- Evde tek başıma bırakılmak istemezdim.
4- Okula gitmeden önce baş ağrısı, bulantı, mide ağrısı gibi bedensel şikayetlerim olurdu.
5- Onların yanında olmadığımda, ailemden birilerinin başına kaza gelebileceğine dair
korkularım vardı.
6- Yabancı yerlerde bulunduğumda, kaybolmaktan korkardım.
7- Gece yalnız kaldığımda, canavarların ya da hayvanların bana saldırabileceğini hayal
ederdim.
8- Tek başımayken, tanımadığım kimselerden çok korkardım.
9- Kendimin ya da ailemin şiddete maruz kaldığı şeklinde kâbuslar görürdüm.
10-Ailemden ayrıldığımda çok mutsuz olurdum.
11- Yalnız olduğumda, kaçırılacağımdan ya da zarar göreceğimden korkardım.
12- Evden uzaktayken, ailemle birlikte olduğumu hayal ederdim.
13- Yalnız başıma uyumaktan korkardım.
14- Okula gitmeden önce çok gergin olurdum.
15- Karanlıktan korkardım.
Aşağıdaki sorular bir yetişkin (18 yaş üzeri) olarak yaşamış olabileceğiniz bazı belirtilere
yöneliktir. Bu belirtileri yaşayıp yaşamadığınızı tanımlayabilmek adına “çok sıklıkla, sıklıkla,
nadiren, hiç” olarak cevap verebilirsiniz.
1- Evinizden uzakta olmayla ilgili kâbuslar ya da rüyalar gördünüz mü?
2- Yakınlarınızın ciddi bir zarar görebileceği hakkında çok fazla endişelenir misiniz?
Örneğin, bir trafik kazası geçirmeleri veya ölümcül bir hastalığa yakalanmaları gibi.
3- Günlük olağan işlerinizi yaparken, size yakın olan kişilerle bağlantı kurmanızı
engelleyecek değişimlerin olması sizi çok huzursuz eder mi?
4- Önemsediğiniz insanların sizi terk edeceği konusunda çok fazla endişelenir misiniz?
5- Hiç, evde ya da yatak odasında ışıklar açıkken daha iyi uyuduğunuzu fark ettiğiniz mi? 20-
Özellikle size yakın kişiler evde değilse, evde tek başınıza kalmaktan kaçınmaya çalışır
mısınız?
6- Size yakın olanlardan ayrıldığınızı ya da onların sizi terk ettiğini düşündüğünüzde, aniden
gelen sıkıntı nöbetleri ya da panik ataklarınız (örneğin, aniden titreme, terleme, çarpıntı, nefes
darlığı gibi) oldu mu?
7- Size yakın olan kişilerle düzenli olarak (örneğin her gün) telefon görüşmeleri
yapamadığınızda sıkıntı yaşadığınızı fark ettiniz mi?
8- Önemsediğiniz birisi sizi terk ettiğinde, bu durumla başa çıkamayacağınızdan ya da onsuz
yapamayacağınızdan korktunuz mu?
9- Size yakın olan kişilerden ayrıldığınızda aniden gelen sıkıntı nöbetleri ya da panik
ataklarınız (örneğin ani titreme, terleme, çarpıntı, nefes darlığı gibi) oldu mu?
10-Sizi, yakın olduğunuz birilerinden ayırabilecek muhtemel olaylarla hakkında çok fazla
endişelenir misiniz? Örneğin, işle ilgili gereklilikler gibi.
11- Hiç, size yakın olan kişiler “çok fazla konuştuğunuzu” söylediler mi?
12- Bazı insanlarla olan ilişkilerinizin, onlar için sorunlar oluşturacak kadar yakın olduğu
konusunda endişelenir misiniz?
(Diriöz et. al., 2011)
Yetişkinlerde ayrılık anksiyetesi, Manicavasagar, Silove, Wagner ve Drobny’in geliştirdiği,
yetişkin ayrılma anksiyetesine ilişkin bir öz-bildirim anketidir. Yetişkin Ayrılma Anksiyete
Bozukluğu’nun geliştirilmesinde, Manicavasagar, Silove ve Curtis’in geliştirmiş olduğu,
yetişkinlikteki ayrılma anksiyetesini değerlendiren, bir yarı-yapılandırılmış görüşme olan
ASA-SI (The Adult Separation Anxiety Semistructured Interview), yetişkinlikteki AAB için
taslak bir tanı oluşturmak amacıyla “altın standart” olarak kullanılmıştır. ASA-SI ile yetişkin
AAB’nin tanısını koymada optimal düzeylerde puanlayıcılar-arası tutarlılığa (%100)
ulaşılmıştır. Yetişkin Ayrılma Anksiyetesi, ASA-SI’da yer alan maddelere özdeş maddeler
üzerine temellendirilmiştir. Her madde 4 puanlık bir ölçek üzerinde puanlanmıştır. Sıfır puan
“bu durumla hiç karşılaşmadım” anlamına gelirken, 3 puan “bu durumla sıklıkla
karşılaşıyorum” anlamındadır (Yıldırım, 2019).
Referanslar
Bögels, S. M., Knappe, S., & Clark, L. A. (2013). Adult separation anxiety disorder in DSM-5. Clinical
Psychology Review, 33(5), 663-674.
Diriöz, M., Alkin, T., Yemez, B., Onur, E., & Eminağaoğlu, P. N. (2012). Ayrılma anksiyetesi belirti envanteri ile yetişkin ayrılma anksiyetesi anketinin Türkçe versiyonunun geçerlik ve güvenirliği. Türk Psikiyatri Dergisi, 23(2), 108-116.
İlhan, E. (2018). Yetişkin ayrılma anksiyetesi ve bağlanma arasındaki ilişki (Master’s thesis, İstanbul
Gelişim Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü).
Manicavasagar, V., Silove, D., Wagner, R., & Drobny, J. (2003). A self-report measure for measuring
separation anxiety in adulthood. Comprehensive Psychiatry, 44, 146–153.
Yıldırım, E. A. (2019). Yetişkinlerde ayrılık anksiyetesi belirtileri ile depresyon belirtileri arasındaki ilişkinin incelenmesi (Master’s thesis, İstanbul Gelişim Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü).
Yazar

Melisa Durst