İlişkilerdeki Kişisel Özgürlük Alanı ve Önemi

 İnsan olarak hepimiz günün belirli zaman dilimlerinde kendimizle baş başa kalmaya ihtiyaç duyarız. Bu süre içerisinde düşüncelerimizle birlikte kalıp düşüncelerimizi gözden geçirmek, dinlenmek veya bireysel olarak yapmaktan hoşlandığımız aktivitelerimizi gerçekleştirmek isteyebiliriz. Bu bizim kişisel özgürlük alanımızdır. Yani kendimizi daha huzurlu ve mutlu hissedebileceğimiz, bireysel olarak yapabileceğimiz etkinliklerin olduğu, kendimizle ilişki kurduğumuz kişiler arasındaki ihtiyaç duyduğumuz mesafedir.

 İlişkilerde ne kadar yakın bir ilişkimiz olursa olsun kendimize belli bir alan açmak isteriz. Bu ilişki; sevgili, eş, arkadaşlık veya aile ilişkisi olabilir. Romantik ilişkiler kapsamında düşündüğümüzde partnerler kısa sürede tüm zamanını birlikte geçirdiklerinde birbirlerinin kişisel alanlarını ihlal etmiş olurlar. Bu da ilişkilerinin ilerleyen dönemlerinde tartışmaların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Ancak iki tarafta birbirine kişisel alanı yaşaması için alan açtığında bağımsızlık ve bireysellik duygusu gelişerek bağımlı bir ilişki yaşanması engellenmiş olur ve böylece ilişki daha sağlıklı bir hal alır. Bu durum aile ve arkadaşlık ilişkileri için de geçerlidir. Kişinin kendisine ayırdığı kişisel alan bazen karşı taraf tarafından mesafe olarak algılanabilir. Bunun için kişisel alanı kendimize sağlarken partnerimizle veya ilişkide bulunduğumuz kişiyle sağlıklı bir iletişim kurmak oldukça önemlidir. Örneğin, ‘Seni seviyorum, seninle vakit geçirmekten de çok hoşlanıyorum ama bugün evde kalıp kendimle vakit geçirmek istiyorum.’ gibi. İlişkide bulunan iki tarafında kendine açtığı bu alan aradaki iletişimi kuvvetlendirip ilişkinin güçlenmesine katkı sağlamaktadır. Tabi ki kişisel alan herkes için farklı anlamlar ifade edebilir. Bazı kişiler bireysel olarak alana ihtiyaç duyarken bazı kişiler sosyal olarak alana ihtiyaç duyabilirler. Örneğin, kardeşinle kahve içmek veya yakın bir arkadaşınla kısa bir geziye gitmek sana iyi gelebilir. Arkadaşlarınızla, ailenizle ya da kendinizle geçireceğiniz bu baş başa zamanlar ilişkiye olumlu olarak yansımaktadır. Böylelikle partnerler birbirleriyle paylaşacak birçok farklı anıya sahip olurlar.

 Kendimize ayırdığımız bu kişisel vakitler kendimizle kurduğumuz bağlardır. Bu kıymetli vakitler sayesinde insanlarla olan ilişkilerimiz olumlu olarak etkilenir. Sürekli zaman geçirdiğimiz insanlara karşı tahammül seviyemiz artar. Ek olarak, ilişki içerisinde kişilerin birbirlerine karşı daha nazik ve saygılı olmaları sağlanmış olur. Hayatımızın sadece kurduğumuz ilişkilerden ibaret olmaması kendimize ait bir alanımızın da olması bize bireysel olarak özgürlük kazandırması yönünde büyük önem taşımaktadır.

Referanslar

https://www.ozkanyigit.com/iliskilerde-kisisel-ozgurluk-alani/

Yazar

Ayşenur Yılmaz

Yorum bırakın