Erken Çocukluk Döneminde Dil Gelişimi

    Dil, belirli kurallar çerçevesinde gelişen; insanlar arasında iletişimi sağlayan sözlü veya yazılı formdaki sesler ve semboller bütünüdür. Bilginin nesiller arası aktarımını sağlayan ve bu sayede gelecek nesillere zengin bir kültürel miras yaratan dil, insan yaşamının bütünleyici bir parçasıdır. Dil gelişim sürecinin temelleri erken çocukluk döneminde atılır ve bu yüzden dil, çocukların ileriki sosyal ve akademik yaşamlarını doğrudan etkileyen gelişim alanlarından biridir. Çocuğun gelişiminde genetik faktörlerin yanı sıra çevresindekilerle kuracağı iyi bir iletişim ve içinde bulunduğu kültürel ortamın nitelikli olması çok büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle, çocukluk döneminde dil gelişim süreci dikkatle izlenmeli ve çocuğun hangi yaşta hangi ilerlemeleri göstereceği bilinmelidir.

  • 0-12 ay: Bebeğin dil ile tanışma yolculuğu, anne karnındayken ebeveynlerinden aldığı sözlü uyarılar ile başlar ancak bu seslere aşina olmasına rağmen dil gelişim süreci, bebeğin dünyaya gelmesiyle birlikte ilerler. Doğumdan itibaren 12. aya kadar devam eden ‘Agulama Dönemi’ kendi içinde üç ayrı aşamadan oluşmaktadır; ilk 2 ay bebeğin, çevresi ile etkileşiminin yavaş yavaş arttığı ve çevredeki uyaranları algılayıp tepki göstermeye başladığı dönemdir ve bebek kendisini ağlayarak ifade eder. Sesleri algısal olarak tanımaya başlayan bebek, tanıdığı kişileri görünce sakinleşme veya gülümseme gibi tepkiler verebilir. Taklit seslerinin başladığı ve bebeğin ‘ba-da-ma’ gibi heceler kullandığı evre ise 2 ile 6 aya kadar olan dönemdir. Ayrıca bu dönemde çevreden gelen seslere ve sesli oyuncaklara ilgi giderek artmaktadır. 6-12 aylık bir bebeğin konuşma organları olgunlaşır ve ilk heceler oluşmaya başlar. Kullanılmayan sesler giderek azalır ve bebek 1 yaşına geldiğinde ilk kelimelerini söyleyebilir. Aynı zamanda, bu dönemde kendini ifade etmek için gösterme ve işaret etme gibi jestler geliştiren bebek, konuşulduğu zaman dinlemeye ve bazı basit komutları yerine getirmeye başlar.
  • Tek Sözcük Dönemi (12-18 ay): Konuşma açısından kritik olan bu dönemde çocuğun çevreye olan ilgisi giderek artmakta; bazı nesne ve kişilerin telaffuzu kolaylaşmaktadır. Duyduğu kelimeleri tekrar etmeye çalışan çocuk, bu kelimeleri ilişkilendirme ve deneyim yoluyla kavrar. Örneğin; çocuğun annesi kısa saçlı ise çocuk bütün kısa saçlı kadınların annesi olabileceğini varsayar ve herhangi bir yerde gördüğü bir kadını işaret ederek ‘Anne’ diye seslenebilir. Bu evrede, çocuk uzun cümleler kurmak yerine kendisini 1-2 hecelik kelimelerle ifade eder. Diğer bir deyişle çocuğun anladığı sözcük sayısı, ürettiği sözcük sayısından daha fazladır.
  • İki Kelimeli İfadeler Dönemi (18-24 ay): Geçmiş evrelerde kelime hazinesi sınırlı olan çocuğun, 18-24 ay döneminde kelime öğrenme hızı artar ve yeni sözcükler kazanmaya başlar. Her geçen gün artan deneyimi sayesinde kelime hazinesine yenileri eklenir ve çocuk 2 yaşına geldiğinde ortalama 50-100 kelimeye hakimdir. Artık sözcüklerin ilişkisini kavramayı başaran çocuk, zamanla 2 kelimelik cümleler kurabilir. Genellikle bu cümlelerin, birbirini izleyen tek sözcüklerin birleşimi olmasına rağmen çocuğun yakın çevresi kelimelerin kullanım amacını anlayabilir. Çocukların ilk cümlelerinde öncelikle isimlere yer verdiği daha sonrasında birkaç fiil, sıfat veya zamir kullandıkları yapılan araştırmalar sonucu ortaya konmuştur (Baykoç Dönmez ve ark., 2000).
  • 2-3 Yaş Dönemi: Çocuğun dil bilgisi yeteneğinin ve sözcük hazinesinin en hızlı geliştiği dönemdir. Konuşma ve soru sorma isteğinin arttığı bu evrede çocuk, çok akıcı olmasa bile üç veya dört kelimeyi bir araya getirerek cümleler kurmaya başlayabilir. Yaklaşık 250-1000 kelimeye aşina olan çocuk, yetişkin konuşma seslerinin üçte ikisini öğrenmiş durumdadır. Fakat hala kurduğu cümlelerde edat, belirleyici, yardımcı fiil veya çekim eki gibi unsurlara yer vermez. Ayrıca soru sorarken veya bir isteğini ifade ederken çocuğun ses tonunu değiştirdiği ve bu sayede sözcüklerin işlevine yön verdiği gözlemlenmiştir.
  • 3-4 Yaş Dönemi: Çocuğun duygularını, düşüncelerini daha net olarak anlatabildiği ve anadilinin temel yapılarını kavradığı dönemdir. Kurdukları cümlelerde özne, nesne ve yüklemi sıralı bir şekilde kullanmayı başaran çocuklar aynı zamanda şimdiki zamana ve geçmiş zamana uygun cümleler kurabilirler. Bu dönemin bir diğer önemli özelliği, benmerkezci konuşmanın yaygın olarak kullanılmasıdır.
  • 4-5 Yaş Dönemi: Çocuğun konuşma becerisinde belirgin bir düzelmenin görüldüğü bu dönemde dil, kolay ve doğru kullanılan bir araç haline gelmiştir. Ayrıca kelime bilgisinde görülen artışın yanı sıra kurulan cümlelerin yapısı da daha karmaşık ve uzun bir hal almaya başlar.
  • 5-6 Yaş Dönemi: Benmerkezci dil kullanımının azalmaya başladığı bu dönemde çocuğun dil kullanımı yetişkinlere benzerdir. Bu evrede çocuk, sebep-sonuç ilişkilerini kavrayabilir ve ‘çünkü, bu nedenle, ama’ gibi sözcükleri kullanmaya başlar. Ayrıca edilgen yapılı cümleler kurabilir ve çekim kurallarını düzgün bir şekilde kullanabilir.

Dil Gelişimini Etkileyen Faktörler

    Erken çocukluk döneminde çocuğun dil gelişimini destekleme sürecindeki en önemli nokta çocuğun dünyasına girip onunla güçlü bir iletişim sağlamaya çalışmaktır. Bu güçlü etkileşimi kurmanın yolu oyundan geçer. Oyun, okul öncesi dönemdeki bir çocuğun hayatında önemli bir yer kaplamaktadır ve onlar için harika birer dil aktivitesi olabilir. Gelişim evrelerine uygun ve merak uyandıran oyunlar sayesinde çocuğa kavratılmak istenilen şey, oyun içinde gösterilerek nesnel olarak çocuğa kazandırılabilir. Ayrıca oyun, çocuğun sadece dil gelişimini desteklemekle kalmaz, aynı zamanda bilişsel, sosyal, psikomotor ve duygusal gelişimini de olumlu yönde etkiler. Kutu oyunu, rol yapma, bulmaca, tahmin oyunu gibi birçok türü bulunan oyunları çocuğun hayatına dahil edip gelişimini destekleyebilirsiniz. Ayrıca bu dönemlerde yaşıtlarla birlikte oynanan oyunun da önemi oldukça fazladır. Bu sayede çocuk yeni sözcükler öğrenebilir, arkadaşlarını dinler, onlara bir şeyler anlatmaya çalışır ve dili kullanma becerisi artmaya başlar. Kısacası oyun sayesinde çocuğun mantık ve dil gelişimi olumlu yönde etkilenir, sözcük dağarcığı genişler, nesneleri daha yakından tanır ve işlevlerini kavrar. Olaylar arasındaki benzerlik ve farkları algılayıp aralarında bağlantı kurma becerisi gelişir. Erken çocukluk döneminde oldukça gözlem yapan ve taklidi seven çocukların dil gelişimini destekleme sürecindeki bir diğer önemli nokta; çocuğa iyi bir rol model olabilmektir. Dilin yapısı mümkün oldukça düzgün bir şekilde kullanılmalı ve konuşurken yavaşlayıp çocuğun bilgileri net ve sakin bir şekilde algılamasına fırsat verilmelidir. Çok uzun ve karmaşık cümleleri algılamaları zor olacağından kısa ve anlaşılır cümleler tercih edilmelidir. Ek olarak konuşurken göz teması kurmak söylenenlerin daha anlamlı olmasını sağlayacaktır. Çocuk konuşurken sözünü kesmemek, onu dikkatlice dinlemek ve zaman tanımak oldukça önemlidir. Bir hata yaptığında azarlamadan sakin bir biçimde doğrusu anlatılmalı ve aceleci olunmamalıdır. Daha önce de belirtildiği gibi çocuğun oyun, kitap okuma, şarkı söyleme gibi aktivitelerine dahil olmak ve bu süreçte ona verdiğiniz desteği hissettirmek dil gelişimini olumlu yönde etkileyecektir.

Referanslar

Kol, S. (2011, May 21). Erken Çocuklukta Bilişsel Gelişim ve Dil Gelişimi. Sakarya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 1-21.

Santrock, J. (2008). Life-span development. McGraw-Hill Humanities/Social Sciences/Languages.

Yazar

Güzin İdil Sevil

Yorum bırakın