Erken Çocukluk Döneminde Bilişsel Gelişim

    Biliş, bireyin yaşamı boyunca çevresini algılamasına, anlamlandırmasına ve etkileşim kurabilmesine kaynaklık eden içsel zihin sürecidir. Algı, bellek, akıl yürütme, yaratıcı düşünme, problem çözme gibi zihinsel işlevlerin ilerlemesini kapsayan bilişsel gelişim, bireyin zihinsel süreçlerindeki değişimleri ifade eder. Daha anne karnında başlayan bu süreç, doğumdan sonra hızlanarak yetişkinlik dönemine kadar devam etmektedir. Yeni doğan bir bebek, dünyaya geldiği ilk andan itibaren duyuları yoluyla çevresini tanımaya ve keşfetmeye başlar. Zamanla büyüyen ve gelişen çocuğun gelişim basamaklarını bilmek ve bilişsel gelişimini desteklemek amacıyla hangi yaşta hangi ilerlemeleri göstereceğinin farkında olmak oldukça önemlidir. Bilişsel gelişim ile ilgili kuramlar incelendiğinde Piaget ve Vygotsky’nin çalışmaları ön plana çıkmaktadır.

J. Piaget’nin Bilişsel Gelişim Kuramı

    Bilişsel gelişim üzerine kapsamlı çalışmalar gerçekleştirmiş olan J. Piaget, bu süreci birbirini izleyen dört döneme ayırmıştır. Zihinsel gelişim temelinin ‘biyolojik olgunlaşma süreci’ olduğunu öne süren Piaget, dönemler ilerledikçe çocukların zihinsel yeteneklerinde ve gelişimlerinde niteliksel ilerlemeler olduğunu gözlemlemiştir. Çocukların aktif düşünürler olduğunu ve zamanla içlerinde bulundukları dünyayı anlamlandırmak için somut bir görüşten soyut bir yapıya ilerlediklerini öne sürmüş ve bebeklerin şemaları organize ederek önemli ölçüde gelişme kaydettiklerine vurgu yapmıştır. Piaget’e göre çocuklar, her bir dönemde önceki aşamalarda edindikleri zihinsel beceri ve yapıları birleştirerek ilerleme kaydederler.

  1. Duyusal-Motor Dönem (0-2 yaş)

    Bilişsel gelişimin temeli sayılan bu dönem adını bebeğin sahip olduğu duyu yeteneklerinden ve kol, bacak gibi basit motor hareketlerinden almıştır. Kendisini dış dünyadan ayrı bir varlık olarak algılayamayan bebek, diğer nesnelerin ve kişilerin deviniminden habersizdir. Bakma, emme, kavrama gibi doğuştan sahip olduğu becerileri kullanarak içinde bulunduğu çevre hakkında bilgi edinmeye çalışır. Zamanla gelişen duyusal deneyimleri ile fiziksel eylemleri koordine ederek dünya anlayışı oluşturabilir ve bu sayede 2 yaşına gelmiş çocuklar karmaşık duyu-motor kalıpları üretebilir ve ilkel semboller kullanabilirler. Piaget, bu dönemi 6 alt aşamaya ayırmıştır;

  1. Basit refleksler (0-1 ay)

Emme ve bakma gibi doğuştan gelen reflekslere sahip olan bebek, zamanla bu refleksler için olağan uyaranın yokluğunda da reflekse benzer davranışlar üretmeye başlar. (Örneğin; yakında biberon gördüğünde emme refleksinin başlaması)

  • İlk alışkanlıklar ve birincil döngüsel reaksiyonlar (1-4 ay)

Bu aylarda gelişigüzel meydana gelen davranışlar görülür ve zamanla bu davranışlar dairesel reaksiyon diye adlandırılan tekrarlayan eylemlere dönüşür. (Örneğin; yanlışlıkla parmağını emen bir bebeğin, daha sonra kasıtlı olarak bu eylemi tekrarlaması)

  • İkincil döngüsel reaksiyonlar (4-8 ay)

Benliği ile meşgul olmanın ötesine geçip çevreye karşı ilgisi yoğunlaşan bebek, ortaya çıkan sonuçlar nedeniyle bazı eylemleri tekrarlar. (Çıngırak sallama gibi) Ayrıca bu dönemde yavaş yavaş basit hareketleri taklit etme girişimi başlamaktadır.

  • İkincil döngüsel reaksiyonların koordinasyonu (8-12 ay)

Duyularını koordine etmeye başlamış olan bebek, bir nesneye ulaşmak için kasıtlı olarak uzanma, kavrama gibi eylemler gerçekleştirir. Ek olarak bu dönemde -şema diye adlandırılan- zihnimizde nesneler ve olgulara ilişkin oluşturduğumuz tasarımların etkisi artmaktadır ve bebek öğrenmiş olduğu şemaları zihninde birleştirmeye başlar.

  • Üçüncül döngüsel reaksiyonlar (12-18 ay)

Piaget’e göre bu dönemde bebeğin yenilik ve merak duygusu oldukça gelişmektedir. Nesneleri farklı şekillere sokmaya ve kullanım amacını değiştirmeye çalışabilir. Ayrıca deneme-yanılma yoluyla yeni eylemler ve sonuçlarını keşfetmeye başlar. (Örneğin; bakıcının dikkatini çekmek için farklı sesler çıkarmak)

  • Şemaların içselleştirilmesi (18-24 ay)

Bu dönemde bebek, olayları temsil eden sembol ve şemalar geliştirerek çevreye yönelik taklitlerini arttırır. Göz önünde olmayan nesne ve olayların temsilini zihninde oluşturabilir ve bu olaylar arasında güçlü bağlantılar kurmaya başlar.

  • İşlem Öncesi Dönem (2-7 yaş)

    Duyusal-motor döneminin aksine bu dönemde çocuk, dünyayı duyuları ve sınırlı hareketlerinin ötesinde kelimeler, resimler ve imgelerle temsil etmeye başlar. Her ne kadar dil gelişiminin temelleri önceden atılmaya başlanmış olsa da asıl ortaya çıkışı ‘işlem öncesi’ dönemdedir. Ek olarak, artan sembolik düşünceyi yansıtmaya başlayan çocuk, çeşitli kavramlar oluşturup akıl yürütme becerilerini geliştirmektedir. Piaget bu dönemi ‘Sembolik Fonksiyon Dönemi’ ve ‘Sezgisel Düşünce Dönemi’ olmak üzere ikiye ayırmıştır.

  1. Sembolik Fonksiyon Dönemi

    2-4 yaşlarını kapsayan bu dönemde dilin hızla gelişmesine rağmen çocuk tam olarak duygu ve düşüncelerini ifade edecek bilişsel ve fiziksel olgunluğa ulaşmamıştır. Çocuğun var olmayan nesne, olay ve kişileri zihninde temsil eden semboller geliştirmesi bu dönemin en belirgin özelliklerinden biridir. Bir çubuğu at yerine; bir tencereyi davul yerine kullanabilir. Ancak sembolik fonksiyon döneminde iki önemli sınırlama görülür; ‘benmerkezcilik’ ve ‘animizm’. Kendi bakış açıları ve başkasının görüşleri arasında ayrım yapamayan çocuk, olaylara başkasının gözünden bakamaz. Animizm ise cansız nesnelerin gerçeğe yakın özelliklere sahip olduğu ve bu nesnelerin eylemde bulunabilecekleri inancıdır. (Örneğin; çocukların oyuncak bebekleriyle konuşmaları veya onları besleme istekleri)

  • Sezgisel Düşünce Dönemi

    4-7 yaşlarını kapsayan bu dönemde çocuğun akıl yürütme yöntemleri ilkel biçimde olup gerçekleşen olayları sadece tek yönlü düşünme kapasitesi mevcuttur. Ayrıca çocuğun merakının giderek arttığı bu dönemde her türlü sorunun cevabını bilme istekleri artmakta; ‘Neden?’ ve ‘Nasıl’ soruları onlar için önem kazanmaktadır.

  • Somut İşlemler Dönemi (7-11 yaş)

    Bu dönemde çocukların problem çözme becerisi önemli ölçüde gelişmekte ve artık olaylar üzerinde daha fazla neden-sonuç ilişkisi kurabilmektedirler. Ancak problem çözme, düşünme gibi zihinsel süreçlerinde somut örneklere uygulanabilirlik ne kadar fazla olursa mantıksal olarak akıl yürütme becerileri de bu ölçüde artmaktadır. Ayrıca uzunluk, ağırlık gibi nicel kavramları daha iyi algılarlar ve bir bütündeki parçaların birbirine nasıl uyduğunu anlayabilirler. Ek olarak, çıkarmanın toplamanın tersi olması ve çarpmanın bölme ile ilişkili olması gibi somut işlemleri kavrama yetenekleri gelişmiştir.

  • Soyut İşlemler Dönemi (11-15 yaş)

    Artık daha sistematik ve mantıksal bir biçimde düşünen gençler, soyut olan hakkında düşünme ve somut olanı soyutlama gibi beceriler geliştirir. Bu sayede, içinde bulunduğu zamanın ötesinde düşünme fırsatı yakalarlar ve ideal koşulların imgelerini geliştirmeye başlarlar. (Örneğin; ideal ebeveyn standartları üzerine düşünmek) Dünyayı idealist ve öznel bir biçimde algılayan gençler; sevgi, nefret, güç gibi kavramları daha etkili bir biçimde kullanırlar. Ergenlik döneminin içinde bulunan genç, kendi düşüncelerinin en doğru olduğu, herkesin onunla ilgilendiği gibi varsayımlar edinir. Ayrıca benzersizlik ve yenilmezlik duygusu ile hareket eder.

Genel Hatlarıyla Gelişim Basamakları

Referanslar

Kol, S. (2011, May 21). Erken Çocuklukta Bilişsel Gelişim ve Dil Gelişimi. Sakarya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 1-21.

Santrock, J. (2008). Life-span development. McGraw-Hill Humanities/Social Sciences/Languages.

Yazar

Güzin İdil Sevil

Yorum bırakın