Doktora

Terapistin Doktora Yolculuğu

Psikoloji, kendini sürekli yenileyen ve araştırmalarla genişleyen bir bilimdir. Kullandığımız yöntemler, deneysel araştırmalarla güncellenir; son yayınlanan makalelerle psikolojik bozuklukların tedavisine dair taze bir perspektif kazanırız. Bizim mesleğimiz bitiş tarihi olmayan bir okulda okumak gibidir; teoriden öğrenir, pratiğe dökeriz. Böylece danışanlarımızla yan yana geldiğimizde en güncel bilgilerle yürütürüz terapi süreçlerimizi.

Uzun yıllardır genel koordinatörlüğünü yaptığım Terapi Bilimleri Akademisi bünyesinde EMDR’in farklı psikolojik bozukluklar üzerindeki etkisini inceleyen araştırmalar yürüttük, deneysel çalışmalar yaptık, uluslararası dergilerde makalelerimiz yayınlandı. Şimdiyse dünya çapında psikoloji alanında en iyi 30 üniversite arasında yer alan Utrecht Üniversitesi’nde doktora çalışmalarımı sürdürüyorum.

Doktora çalışmalarım, Hollanda’da yaşayan göçmenlerin ruh sağlığına odaklanıyor: Yeni bir ülkeye taşındığımızda, ne gibi kültürel farklılıklarla karşılaşırız? Bu farklar, o ülkeye olan uyum sürecimizi nasıl etkiler? Yeterince adapte olamadığımızda, ya da o kültüre dair bir aidiyet hissedemediğimizde, ne gibi psikolojik sorunlar yaşarız? Belki kaygılı hisseder, belki depresif bir ruh haline gireriz. Belki de o dili öğrenememek, sosyal ilişkiler geliştirememek ya da iş hayatına entegre olamamak küçük travmatik deneyimlere yol açabilir. Bir diğer yandan, farklı kültürlerden gelen göçmenler, aynı tepkileri mi verirler? Etnik köken, içinde büyüdüğümüz kültürel atmosfer, toplumsal normlar aslında bizim psikolojik yanıtlarımızı nasıl şekillendirir? Bu yüzden “herkese uyan tek bir terapi ” modeli yerine, kişinin kültürüne, diline, değerlerine saygı duyan ve ona göre şekillenen bir yaklaşım, kişinin terapi sürecine bağlılığına da katkıda bulunur. Son 35 yıldır birçok psikolojik sorunda etkili olduğu gösterilen EMDR’yi farklı kültürlere uyarladığımız bir protokol üzerinde çalışıyorum. Kişinin dili, değerleri, metaforları ve kültürel deneyimleriyle çalışınca, “anlaşılıyorum” hissiyatı artar; terapötik ilişki sağlamlaşır. Kültür, renkli bir mozaik; her parçası eşsiz ve ışık saçıyor. Farklı kültürlerden gelen danışanlarla yaptığım seanslar da bu mozaiğin parçaları gibi. Doktora çalışmamın da bu süreci bilimsel olarak güçlendirmesi ve küçük adımların büyük değişimlere dönüşmesini kolaylaştırmasını umuyorum.